divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 
Ar-Ge

Üreterek boykot edin
16.01.2009

Maalesef her şeyin kolayını seven bir ülkede yaşıyoruz. Örneğin, topluma zararlı olduğu düşünülen bir konuda filtreler, kontrol mekanizmaları geliştirmek yerine tamamen yasaklamak bize daha kolay geliyor. Atalarımız bunu “pire için yorgan yakmak” diyerek çok güzel özetlemişler. Bu yasaklayıcı yaklaşım bir süre sonra toplum tarafından kanıksanıyor ve bu sefer de yasaları delen uygulamalar normalleşmeye başlıyor.

Başka bir huyumuz ise boykot etmek. Özellikle toplum olarak hassas olduğumuz her konu için kısa bir süre sonra muhatap ülkenin ürünlerine yönelik boykot sesleri yükseliyor. Üstellik bu boykot taleplerinin bazılarının da iyi niyetli olmadığı, sadece boykot edilen markanın zararı için gerçek dışı sebeplerle düzenlendiğinin mahkeme kararıyla ispat edildiği örnekler yaşadık. Elbette toplumsal tepkiler koyarak direnişte bulunmak sadece bizim değil başka ulusların da uyguladığı bir yöntem.

Ancak bizim diğer ülkelerden, özellikle gelişmiş ülkelerden ciddi bir farkımız bulunuyor; üretmiyoruz! Bir an için gelin bütün boykot çağrılarının karşılığını bulduğunu düşünelim. Diyelim ki, boykot edilen tüm ürünlerin Türkiye’ye ithalatı yasaklandı, yurtiçinde üretimleri durduruldu… Günün sonunda marketlerde ürün, fabrikalarda çalışan insan kalmadığını görürüz.

“Yerli malı haftası”nı hatırlar mısınız? Belki kimse farkında değildi ama en güzel boykot çağrısı bu haftada yapılırdı. Öğrenciler ellerinde Türk malı ürünler ile sınıflarda kermes düzenlerdi. Ama o zaman Türkiye kendi kendine yeten bir ülke diye de okutulurdu kitaplarda. Şimdi artık kriz olduğunda “cari açığımız düştüğü” için sevinen bir ülke konumundayız. Benim gibi globalleşmeyi savunan birinin evrensel ticarete karşı olduğu düşünülmesin ama sömürge bir ülkede yaşamak da istemiyorum.

Aslında yerli malı haftasının arkasında ki mantık ile hareket ederek, boykot etmek istediğimiz ülkelere en güzel cevabı verebiliriz. Bu cevap çok yalın ve basit; üretmek! Katma değerli ürünler üreten ülkeler başkalarının markalarına hayır diyebilir çünkü ellerinde kendi markaları ve kendi ürünleri vardır. Özellikle global olarak kabul görmüş markalar yaratarak, diğer ekonomilerde etkin rol oynamak mümkün olur. Bu sayede yerli şirketlerimiz yabancı ülkelerde fabrikalar kurabilir, dağıtım ağları oluşturabilir ve ülkemizin gerçek yüzünü diğer uluslara tanıtabilir.

Ne savaşlar ne de ülkemize yapılan çifte standartlar, e-posta zincirleri ya da otobüs duraklarına yapıştırılan boykot çağrıları ile durmayacak. Esasında geçmişe baktığımızda tüm bu girişimlerin uzun vadeli sonuçlar vermediğini de görüyoruz. Geçmişte en başarılı boykotlar, kötü niyet ile yapılan kasti kampanyalar ile olmuş. Boykot ederken bile organize ve planlı olmamız gerekiyor ki hedefe ulaşabilelim. Bu nedenle sonuçsuz boykot çağrılarından artık vazgeçmeliyiz. Kendimizi masallar ile kandırmak yerine katma değerli üretim yapmaya, global markalar yaratmaya ve küresel ekonomide söz sahibi olmaya çalışmalıyız. Ne zaman bunu başarırız, işte o zaman hiçbir şeyi boykot etmeden isteklerimizi yaptırabilme erkimiz olur.

www.etkindestek.com

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
1 - 2 - 3 - 4 İleri >
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.