Gelecek ve netlik nasıl bir araya gelir?
Galiba hepimizin temel ihtiyacı hayatımızla ilgili soru işaretlerini mümkün olduğunca temizleyip şimdi ve yarın’la ilgili olarak hayata biraz daha net bakabilmek. Hayatın temel konularında – yaşadığım ve gözlemlediğim odur ki hayatın en temel iki konusu var:
iş ve eş seçimi – kararlarımızı fazla ikilem yaşamadan vermek ve verdiğimiz kararlardan dolayı da mutluluk duymak en büyük isteklerimiz arasındadır diye tahmin ediyorum. İş ve eş seçimiyle ilgili kararlarımızda en önemli yol gösterici kendimizi iyi tanımak ve eşimizden / kariyerimizden beklentilerimizin farkında olmak ve bunları ifade edebilmek. Zaten en büyük kafa karışıklıklarını da beklentilerimizin farkında olmadığımız zamanlarda yaşamıyor muyuz?
Bu yazının gereği ‘eş’ değil ‘iş’ seçimleri üzerinden ilerlemek, yani biraz kariyer yolculukları nasıl başlıyor, nasıl şekilleniyor üzerine düşünerek devam etmek…
Mesleki çalışmalarımı iki alanda sürdürüyorum: Eğitmenlik ve koçluk. Bu alanlar bana, kariyer yolculuklarının farklı aşamalarında olan kişilerle karşılaşma şansı veriyor. Bu farklı zaman dilimlerindeki kişilerin birbirlerinden farklı çok fazla özelliği var. Bununla birlikte en temel farklılıkları; bir grubun daha önce verdikleri mesleki kararların sonuçlarını yaşıyor olmaları, bir diğer grubun da daha sonra kendi sonuçlarını yaratacakları kararları verme aşamasında oldukları. İlk grup eğitim sürecini tamamlamış, mesleki seçimini yapmış ve farklı sürelerdir farklı alanlarda çalışıyor olan ve hatta emeklilik hayali kuran kişilerden oluşuyor. İkinci grup ise genellikle eğitim sürecini tamamlamış ve de geleceğini getirecek mesleki seçimle ilgili karar aşamasında ya da kararını yeni vermiş kişilerden oluşuyor. Bu iki sürecin de dışında bir grup daha var ki onlar da üniversite eğitimleriyle ilgili seçim yapmak üzereler ve şu anda hayatlarındaki en büyük zorluğun bu sınav olduğunu düşünüyorlar… Bu gruplar kendi içlerinde de çeşitli katmanlara, ayrımlara bölünebilirler tabii ki ama herhalde ortak özellikleri çok fazla değişmez: kafa karışıklığı… (ilk grupta yer alan ve yaptığı seçimden dolayı memnun olmayan kişiler için, daha fazla geçerli bir unsur kafa karışıklığı)
Yetenekli, iyi eğitimli, kendisinin farkında, olumlu bakış açısına sahip ve aileleri tarafından da genelde seçimlerinde desteklenmiş olan ikinci grupta yer alan gençler seçtikleri alandan memnun olsalar da olmasalar da gelecek ve meslek üzerine düşünmeye başladıklarında sular dalgalanıyor. Ayan beyan gözüken ve ortada olan yeteneklerinin ve isteklerinin dışında bir alanda eğitim almış ve bu alanda bir meslek seçmek durumunda kalan kişiler ise en fazla olumsuz bakış açısına sahip ve en umutsuz grubu oluşturuyorlar. Kendileri olabilecekleri, var olan becerilerini geliştirebilecekleri, gönüllerinde yatan aslana yönelik olarak yapamadıkları için seçimlerini, mevcut durumda kanlarını ateşleyecek olanı değil ehveni şer’i seçmeye çalışıyorlar. Bunu seçmek ise çok fazla başkalarını dinlemeyi, medyayı dinlemeyi, arkadaşlarını dinlemeyi kısacası kendinin dışında herkesi dinlemeyi sürüklüyor beraberinde…
Herkesin gerçeğinin, beklentilerinin ve mutluluğunun farklı olduğunu düşündüğümüzde ise bu dinlemeler bizi gelecekle ilgili yanlış yönlendiriyor. Doğru kararları verebilmek için en güçlü anahtarın kendimize bakmak ve kendimizi sorgulamak olduğunu çok fazla görmüyoruz nedense…
İnsanın hangi meslekte, ne tür bir iş yaparken mutlu olacağını anlaması ve bilmesi bazen kısa bazen uzun ama sonuçta bir keşif ve arayış süreci. Bu bilgiler elimize hazır gökten zembille inmiyorlar. Kişinin bunun farkına varabilmesi için gerçekten kendini tanımaya ve gözlemlemeye çalışması gerekiyor.
“Yapabiliyor” olmak da geleceğimizi şekillendirirken/mesleğimizi oluştururken tek başına yeterli bir anahtar olmaktan çok uzakta. Bununla beraber pek çok kişi için kandırıcı da bir anahtar. “yapabilirlik” “istek”le birleştiği anda anlamlı bir anahtar haline geliyor ancak.
Doğru anahtarları bulduğumuzda kafa karışıklıklarımızın berraklaştığını ve netlik kazandığını görüyoruz. Birbirimizden farklı olduğumuza göre hepimizin doğru soruları da birbirinden farklıdır. Yine de bazı ortak sorular belki bizim için doğru anahtarları verir:
- Kariyerimle ilgili seçimim yaşamıma güç ve enerji katacak mı?
- Kariyerimle ilgili seçimim benim için bir büyüme ve gelişme olanağı sağlayacak mı?
- Kariyerimle ilgili yaptığım seçimin kökeninde hangi duygu yatıyor ve bu duygu olumlu mu?
- Kariyerimle ilgili yaptığım seçim, hayallerimdeki geleceğin ne kadar yakınında?
- Kariyerimle ilgili yaptığım seçim kendim için mi bir başkasının mutluluğu için mi yapıldı?
- Kariyerimle ilgili yaptığım seçimden uzun süreli olarak tatmin olmam mümkün mü?
- Kariyerimle ilgili yaptığım seçim yeryüzünden kalksaydı neyi seçerdim?
- Kariyerimle ilgili seçim benim istediğim yaşam tarzının ne kadar yakınında? *
*Doğru sorular, Debbie Ford, Kuraldışı Yayıncılık