divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 

Düşünce sözcüklerden oluşur; yani içe dönük konuşmadır. J. T. Martorano – J. P. Kildahl (“Olumsuz Düşüncenin Ötesinde” adlı kitaplarından)

Kendilerinden alıntı yaparak başladığım iki yazar, New York’ta uzun yıllar Tıp alanında hizmet veren çok değerli doktorlardır. ‘Olumsuz Düşüncenin Ötesinde’ başlıklı eserlerinden de öğrenecek çok şey olduğuna inanıyorum.

Düşünmek nedir? Sorusuna şöyle cevaplıyor yazarlar: “Düşünceleriniz, duygularınız; kısacası tüm bilinciniz öğrendiğiniz kelimelere dayanır. Düşüncelerinizi kelime seçerek oluşturursunuz. Bu içe dönük konuşmadır. Kelime, iletişim biriminin en küçük parçasıdır........Aklımızdaki düşünceleri de kendimizle sürdürdüğümüz bu konuşmalar sonucunda oluştururuz.”

Yaşamı değiştirmenin, ancak düşünceleri değiştirmekle mümkün olduğunu vurguluyor yazarlar. Yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçların gösterdiğine göre de; duyguları düşünceler yaratmaktadır.

Kitabı okurken 2. Yüzyıl’da yaşamış Roma imparatoru ve filozof Markus Aurelius geldi aklıma; şöyle söylüyor yaklaşık ikibin yıl önce: “İnsan düşüncelerinden ibarettir. Düşünceleri neyse insan o’dur. Kendinizi değiştirmek istiyorsanız düşüncelerinizi değiştirin........Duyguları akıl yönetmelidir.” Görüleceği gibi birbirleriyle ne kadar örtüşen söylemler; ikibin yıl farkla da olsa.

Değerli yazarlar konuyu oldukça derinleştirmişler ve bizlere çok değerli bulgular sunmuşlardır. Burada ayrıntılara girmemiz, doğaldır ki mümkün olamaz.

Sokrat’ın yaşadığı yıllarda Atina’nın nalet ve geçimsiz bir ileri geleni iki yıl süreyle Atina’dan ayrılmış. Geri döndüğünde komşuları Sokrat’a gelmişler ve şunları söylemişler: “Adam iki yıl yok oldu, geldi; ama hiç değişmemiş.” Sokrat’ın cevabı da şu olmuş: “Tabii, giderken kendisini de götürdü de ondan.”

Söylemek istediğim: Düşünceleri, dolayısı ile yaşamı değiştirmenin o kadar kolay olmadığıdır; ancak imkansız da olmadığıdır. Herşey bizim elimizdedir; zira kimse bize zorla istemediğimiz düşünceleri yerleştiremez. Çocukluk ve büyüme dönemlerimizde bunlar olmuştur; ailemizden ve çevremizden çok etkilenmişizdir; birey olma süreci, söz konusu etkilerden arınarak kendimize varabilmektir. Eğer istersek bu hiç de zor değildir. Önemli olan neyi neden istediğimizin bilincine varmaktır.

Şu gibi söylemleri çok duyarız: “Neden hep benim karşıma çıkar bu engeller?” “Şans bana hiç gülmeyecek mi?”

Bu düşünce tarzının bize hiçbir faydası yoktur, bu yolla mutlu olabilmek olanaksızdır; ayrıca çevremizi de rahatsız ve huzursuz ederiz. Kendi düşüncelerimize, dolayısı ile kendimize en iyi ulaşabilecek kişi yine biziz; o halde olumsuz düşüncelerimizi olumluya dönüştürebilecek olan da yalnız biz olabiliriz. Dolayısıyla hiçbir şeyi kendi dışımızda aramayalım; zira yaşamın kaynağı bizzat kendimiziz.

Çok başarılı olan insanlara bir bakalım. Bunları diğer insanlardan ayıran en belirgin özellik, sürekli olumlu olana odaklanmalarıdır. John Milton ne güzel söylemiş: “Cenneti de Cehennemi de zihninizdeki düşüncelerle siz yaratırsınız.”

Seçim bizimdir.

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
1 - 2 - 3 - 4 İleri >
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.