divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 

boşluğa bulut buluta yağmur
yağmura toprak ne güzel uymuş

gündüze güneş güneşe tarla
tarlaya başak ne güzel uymuş

başağa buğday buğdaya insan
insana emek ne güzel uymuş

emeğe eylem eyleme yürek
yüreğe sevgi ne güzel uymuş

Bülent Ecevit (‘Uyum’ başlıklı şiiri)

Kendisine saygı duyduğum ve önem verdiğim, bende emeği olan rahmetli bir büyüğüm yıllar önce bir gün bana şöyle demişti: “İnsan hayatta en çok emeğini sever. Çocuğuna olan sevgisi, aslında emeğine olan sevgisidir.” Felsefi yönü güçlü bir kimse olduğu için sözlerini -her zamanki gibi- önemsemiş ve düşünmüştüm.

Çocuğumu, eşimi, yuvamı emek verdiğim için mi seviyorum? Ya da ortak emeğin yarattığı etkileşim mi sevgiyi yaratıyor ve güçlendiriyor? Her iki soruda da gerçek payının çok yüksek olduğuna inanıyorum. Çocuğumuz bizim kanımız, canımız; onu sevmemizden daha doğal bir şey olamaz. Ancak eşimizle aramızda, çocuğumuzla olan bir ilişki biçimi başta yoktu. Çocuk olmadan önceki sürece bir göz attığımızda, burada da yoğun bir emeğin olduğunu görebiliriz; soyut olan sevgiyi somutlaştırmak için, kurumsallaştırmak için. Kanımca, çocuk da bu emeğin en somut ifadesidir. İnsan çocuğuna emek verirken, aslında kendisine de emek veriyor, kendisini de geliştiriyor; daha erdemli biri oluyor. Kısacası: “Sevgi bir emektir.” denebilir.

İnsanın kendi çocuğunu sevmesi eşyanın tabiatıdır. Ancak koşullar, bazen insanlara kendi çocuklarının dışındaki çocuklara da emek verme şansını veriyor. Bunun gerçekten şans olduğuna inanıyorum; zira verdiğiniz emek size sevgi olarak dönüyor. Bu muhteşem bir duygu.

Başta da ifade ettiğim gibi, rahmetli büyüğümün sözlerini önemsemiş ve ‘Emek’ sözcüğünü biraz daha araştırmak istemiştim. Emek genel olarak: “İnsanın doğayı değiştirmek için yaptığı değer yaratan bir eylemdir.” diye tanımlanabilir. İnsanlaşma süreci emekle başlamıştır. Emeğini kullanabilen insan bugün yıldızlara varmıştır.

Emek ne ile yaratılmaktadır? Basit bir cevapla ‘Alet’ diyebiliriz. Oysa aleti yapan da emektir. Burada kısır bir döngüye girmeden, ilk aletin insanın eli olduğunu söylemekte yarar bulunmaktadır. Buradan hareketle de, insanlaşma sürecinin neden emekle başladığını anlamamız daha kolay olur. Her şey insanın atalarının dik yürümeye ve ellerinin özgürleşmesiyle başlamıştır. Ellerini kullanarak emek ortaya koyan ve üreten insanın bilinci gelişmiş, gelişen bilinç insan emeğini ve aletlerini geliştirmiştir. Bu diyalektik ilişki insanı bugünkü düzeyine getirmiştir ve sonsuza dek sürecektir.

Antik Çağ filiozoflarından Anaksagoras ve Aristotales şu soruyu sormuşlardı: “İnsanın elleri olduğu için mi aklı vardır, yoksa aklı olduğu için mi elleri vardır?” Anaksagoras’a göre insan elleri olduğu için akıllıdır. Kant’a (1724-1804) gör, el dışarı uzanmış bir beyindir. Bu konuda düşüncelerini açıklayan başka filozoflar da bulunmaktadır.

Sevgi bir emektir diye ifade etmiştim başlarda. Buraya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılacağı gibi; emek bilinçli bir eylemdir ve sürekli gelişen bir dinamiktir. O halde sevgi de sürekli gelişen ve geliştiren bir dinamiktir. Aynı yukarıdaki şiirin son dizelerinde ifade edildiği gibi.

“Varlığı yaratan eylemdir” diyor Riga Veda İ.Ö. 1500 yıllarında. Basit bir matematik ile “Varlığı yaratan sevgidir” diyebiliriz diye düşünüyorum. Kutsal kitaplar ise “Tanrı sevgidir” diyor. Ne muhteşem bir denklem. Öyle değil mi?

www.mncon.com
info@mncon.com

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
1 - 2 - 3 - 4 İleri >
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.