divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 
Kariyer

Bardağın dolu tarafını görmenin ötesinde…
16.07.2009

“İyimser insanlar,  dertlerini geçici, denetlenebilir ve belli bir duruma özgü olarak yorumlarlar. İyimserlerin aksine kötümserler, dertlerinin sonsuza dek süreceğine, yaptıkları her şeye zarar verdiğine ve denetimleri dışında olduğuna inanırlar.”  Gerçek Mutluluk, Dr. Martin E. P. Seligman, hyb yayıncılık, s:10

Uzun yıllardır, konu ayırt etmeksizin verdiğim gelişim eğitimlerinde bahsettiğim Olumlu Bakış Açısı’nın yukarıdaki satırlarda bahsedilen yönüyle,  pozitif psikolojinin kurucularından Dr. Seligman’ın “Gerçek Mutluluk” adlı kitabında karşılaştım. İyimserler ve kötümserler arasındaki bu çarpıcı ayrım; aslında iyimserlerin, nasıl olup da dünyada bunca zorluk varken iyimser kalabildiklerinin de göstergesi galiba: dertleri geçici, denetlenebilir ve belli bir duruma özgü olarak yorumlayabilme becerisi… Yaşam kalitesini arttırmanın da en temel taşlarından birisi… Bu ayrım bizlerin yaşantısına ne gibi etkiler de bulunuyor? Bu etkilerin gücü ne oranda oluyor?  Bu sorular ışığında düşünmeye başlayalım…

Dünyadaki insanların yaşamlarına bir göz gezdirdiğimizde statü, ekonomik gelir, eğitim, imkânlar vs… ne olursa olsun aslında herkesin kafasında bir yerlere ulaşmanın sıkıntıları, kaygıları, korkuları ve sevinçleri var. Koşullarımızın elverişliliği ile mutluluk oranımız arasında her zaman bir paralellik bulmak mümkün değil. Hatta öyle ki bir hafta önceki kaygılarımız ve sıkıntılarımızla ilgili son derece olumlu gelişmeler olduğu halde yeni duruma ilişkin yeni sıkıntı ve endişeler yaratmakta üstümüze yok. Olumsuz düşünceler ya da kötümserlik olarak adlandırabileceğimiz bu sürekli endişe ve sıkıntı yaratma becerisi acaba nerelerden besleniyor? Neden kendimizi bir durumun en kötüsünü düşünmeye ve güya kendimizi kötü durumlar için hazırlamaya bu kadar odaklıyoruz? Ve bu süreçte aslında hayatımızı oluşturan kıymetli dakikaları ya da saatleri ve bazen günleri kendimize zehir ederek geçiriyoruz?

Bu soruların cevapları bardağın sürekli boş tarafını görmekte kilitleniyor. Elimizde olanlara bakmıyoruz ve sadece eksikleri görüyoruz. Sürekli bir eksik tamamlama ve kendimizi tamamlama peşindeyiz. Bu nedenle yapmak istediklerimizi de hep erteliyoruz. Şu anda bu satırları yazarken yaptığımda aslında yine bardağın boş tarafını görmek… Eminim yazının burasına kadar geldiyseniz içiniz kararmaya başlamıştır. Bardağın boş tarafını gördüğümüz her anda yaşamımızda da benzer etkiler ortaya çıkıyor.Çok avantajlı durumlarda olduğumuzda bile, olumsuz bakış açısının verdiği endişe ve korkuyla avantajsızlığı da yaşayabiliyoruz.

O halde biraz bardağın dolu tarafından bakalım; iyimserliğin hayatımıza ne gibi olumlu etkileri olduğunu Seligman’dan dinleyelim:

  • Olumlu ve mutlu olduğumuzda daha fazla yaşıyoruz
  • Olumlu ve mutlu olduğumuzda daha iyi evlilikler yapıyoruz
  • Olumlu ve mutlu olduğumuzda daha başarılı yaşlanıyoruz
  • Olumlu ve mutlu olduğumuzda engelleri daha kolay ve daha az hasarla aşıyoruz…

Kısa bir süre önce gençler için bir nevi kader yolu olarak gözüken ÖSS sınavını yaşadık. Sınavı atlatmanın ve zorlu bir ders çalışma sürecinin bitmesinin verdiği rahatlık kısa sürede sonucun ne olduğuyla ilgili hassas bir merak dönemini başlattı. Bu merak ve bekleme dönemini iyimserler ve kötümserler farklı farklı geçirecek. Aldıkları sonuç bu bekleme döneminin nasıl geçtiğinden etkilenmeyecek ama bugünün nasıl yaşandığını belirleyecek. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla acaba iyimserler ve kötümserler neler yaşayacaklar?

Bir başka dönüm noktası şu an üniversiteden mezun olan gençler için geçerli. Öğrencilik döneminin bittiği ve yepyeni bir dönemin başlangıcında olan gençler bu dönemi yine iyimserlikleri ve kötümserlikleriyle doğru orantılı olarak kaygılı ya da umutlu geçiriyorlar. Bazılarının ellerinde birçok teklif olmasına rağmen halen ellerinde olmayanlara bakıyorlar, bazılarının ise ellerinde somut teklifleri olmamasına rağmen yaratabilecekleri seçenekler üzerinden geleceğe dönük umutlarını besliyorlar.

Peki ya bizler yaşamlarımızın farklı dönemlerinde neler yaşıyoruz? Üniversite sınavı bittiğinde, işlerimize yerleştiğimizde, evlerimizi aldığımızda, evlendiğimizde, çocuklarımız olduğunda, işlerimizde farklı başarılar elde ettiğimizde, tatile çıktığımızda vs… iyimserlik ve kötümserlik oranımızla doğru orantılı tüm bu süreçleri de farklı kalitede ve anlamda yaşıyoruz.
Bardağın dolu tarafını daha fazla görebilmek dileğiyle…

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
Geri <  - 2 - 3 - 4
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.