divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 
Hukuk

Hukukta tebligatın önemi
05.11.2008

Gerek hukuki işlemlerde, gerekse idari işlemlerde her tür bildiri ve uyarı tebligatlar aracılığıyla yapılır. Bazen vergi dairesinden gelen bir ödeme emri, bazen SSK’dan gelen bir idari para cezası, bazense mahkeme ve icra dairelerinden gelen evraklar tebligat niteliğindedir. Tebligat, tebliğ etmek (bildirmek) kelimesinden türemiştir. Tebligatlar, hukuk sisteminde belirli bir süreye tabi olan işlemlerin süresini başlatan bir unsur olduğu için oldukça önemlidir.

Tebligat Kanunu, tebligatların işlerliğini sağlamak için ayrıntılı düzenlemelere yer veriyor. Tebligatı almama, tebligatı getiren postacıyı aldatma, tebligat evrakını imzalamaktan kaçınma, adres değiştirip yeni adres bildirmeme gibi yapılan yaygın yanlışlar, ne yazık ki birçok zaman itiraz sürelerinin kaçırılmasına ve hakkın kaybolmasına yol açıyor.

Örneğin, herhangi bir belgeye dayanmadan birisi size icra takibi başlatabilir. İcra dairesinden gelen ödeme emrine 7 gün süre içinde itiraz edilmezse, borcu kabul etmiş sayılırsınız. Bu aşamadan sonra borcu ödemekten başka hiçbir çareniz olmayabilir. Yahut bir kurumdan haksız yere idari para cezası gelmiş olabilir, süreyi kaçırdığınız takdirde cezayı ödemekten başka şansınız olmaz. Aynı şey, temyiz hakkı için de geçerlidir.

Tebligatın yapılma şeklinde esas olan, kişinin kendisine tebliğ yapılması ve kişinin tebligatı kabul ettiğine dair imzasının alınması. Ancak, pratikte herkesin her zaman adresinde bulunması ve kendisine tebliğ edilmesi olanaklı değildir. Bu sebeple, Tebligat Kanunu bazı düzenlemeler yaptı.

Tebligat Kanunu, birçok durumda tebligat ilgili kişinin veya şirketin eline geçmese bile, onu tebliğ almış gibi sorumlu tutuyor.

Kişiye yapılan tebligatlar, kişi o an adresinde bulunmadığı takdirde o sırada orda bulunan ve tebliğ yapılacak kişiyle ilgisi bulunan kişiye yapılabilir. Örneğin, aynı evde birlikte yaşadığı yakını veya hizmetçisine yapılabilir. Eğer tebligat yapılacak kişinin geçici bir süre şehir dışında olduğu bildirildiği takdirde, bu husus tebligat teslim tutanağına yazılır ve altı beyan eden tarafından imzalanır. Bu durumda tebliğ, on beş gün sonraki tarihte yapılmış sayılır ve süre on beş gün sonra işlemeye başlar.

Bazen, tebligat yapılacak kişiler tebligatı almaktan kaçınırlar. Bazen de o saatte, adreste tebligatı alacak birileri olmayabilir. Bu durumda tebligatı yapacak posta memuru, tebligat evrakının altına durumu açıklayarak, en yakın komşulardan birisini haberdar ederek ve tebliğ evrakının bir suretini kapıya yapıştırarak tebligat evrakını mahalle muhtarına bırakabilir. Bu usulde, haber kâğıdının kapıya yapıştırıldığı ve evrakın muhtara bırakıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır ve süreler işlemeye başlar.

Şirketlere (tüzel kişilere) yapılan tebligatlar, bilinen merkez adresine yani ticaret sicilinde veya başka bir sicilde kayıtlı adreslerine yapılır. Uygulamada, birçok şirket taşındıktan sonra, masraf olmasın diye merkez adreslerini sicilden güncellemeyi ihmal etmektedirler. Eski adreste kimse olmadığından dolayı ilk seferde tebligat yapılamayacak, daha sonra bu adres ticaret sicilinden tespit edilen adresle aynı olduğu takdirde ikinci sefer yapılacak tebligat, tebliğ edilmiş sayılır. Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre, resmi kayıtlarda yer alan adreslere yapılacak tebligatlar o adreste kimse bulunmasa dahi geçerli sayılacak ve süreler işlemeye başlar.

Şirketlere yapılacak tebligatlar için dikkat edilmesi gereken başka hususlar da vardır. Uygulamada, sekreter tarafından alınan tebligatların bazen kaybolduğu, bazen de tebligatın alınma tarihinin unutulduğu, dolayısıyla sürelerin kaçırıldığı gözlemlenir.  Şirketlere yapılan tebligatların bu iş için özel tutulan bir deftere kaydedilmesi ve gerektiğinde bu kayıtlardan takip edilmesi çok önemlidir. Ayrıca birçok şirkette, tebligatların bazen sekreter, bazen güvenlik elemanı bazen de temizlikçi tarafından kabul edildiği görülmektedir. Tebligatları kabul edecek bir kişinin belirlenmesi ve gelen tüm tebligatların sadece o kişiye yönlendirilmesi birçok karışıklığı önler.

Hak kaybına uğramamak ve gerektiğinde süresi içerisinde itirazları yapabilmek için tebligat konusuna ciddi şekilde önem verilmesi gerekir. Bu sebeple, tebligat almaya yetkili tek bir kişi tayin edilmeli ve gelen tebligatlar “kimden, kime, tebliğ tarihi, yönlendirilen kişi, yapılan işlem” şeklinde düzenli bir şekilde deftere kaydedilmelidir.

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
1 - 2 - 3 - 4 İleri >
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.