divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 
Ar-Ge

Ar-Ge hızında proje değerlendirmesi
20.02.2009

Ar-Ge projeleri kitabına göre yapıldığında planlaması detaylı ve uzun vadeli işler. Her ne kadar şirketler henüz daha Ar-Ge projelerini ürün üzerindeki modifikasyonlar, versiyon değişiklikleri ve kopyalamadan ayıramamış olsa da zaman içerisinde bu alışkanlık da kazanılmaya başlanacak. Ancak her zaman masanın özel sektör tarafında oturanlar yanlış yapmıyorlar, bir de masanın karşı tarafında oturan kamunun hataları var.

Bundan önceki yazılarımda belirttiğim gibi Ar-Ge projeleri doğaları gereği yüksek risk taşıyan projelerdir. Benim önerim her zaman için bu riski mümkün olan bütün paydaşlar ile paylaşarak dağıtmak ve yönetilebilir hale getirmek şeklinde. Bunu yaparken birincil kullanılabilecek kaynaklar kamu tarafından sağlanan hibe ve/veya uzun vadeli faizsiz (yada çok düşük faizli) krediler. Bu tür direkt finansal veya dolaylı (vergi indirimleri gibi) destekler günümüzde birçok firma tarafından aktif olarak kullanılıyor.

Uzaktan bakıldığında “proje yap-destek al” gibi görünen (ve bu şekilde anlatılan) bu süreç aslında içerisinde birçok engeli barındıran zorlu bir maraton. Bu maratonda TÜBİTAK-TEYDEB desteğini örnek alarak destek başvurusunda bulunan firmaların önüne çıkan engelleri kısaca değerlendirmekte fayda var.

Her şeyden önce şirketlerin hangi kuruma ne ile başvurması gerektiğini ve sonucunda neler beklenmesi gerektiğini bilmesi gerekiyor. Örneğin TÜBİTAK-TEYDEB desteği için yılın herhangi bir zamanı Türkiye’de yenilikçi olan bir Ar-Ge projesi ile finansal destek ve vergisel destek için başvurulması gerekiyor. Bu aşamada zorlu maratonun ilk engeli firmaların önünde beliriyor; proje başvuru dokümanı. Bu doküman şekil ve içeriğindeki sorular itibariyle basit gibi görünse de kabul şansı büyük oranda bu dokümana bağlı olduğu için doğru hazırlanması oldukça önemli. Aynı zamanda kabul edilen bir projenin ne kadar kolay ve verimli yürütülebileceği yine bu dokümanda yapılan planlama ile direkt alakalı.

Süreçte 2. adım olarak proje başvurusu yapılıyor. Bu aşamada ilgili uzman (projenin TEYDEB tarafında yetkili kontak kişi) öncelikle projenin format ve içerik değerlendirmesini yapıyor. İçeriği Ar-Ge olarak görüşmeyen projeler direkt reddediliyor. Format olarak eksiklikler bulunan projelerde ise revizyon isteniyor. Diğer projeler için hakem ataması yapılıyor.

Şirketlerin atlaması gereken bir diğer önemli engel ise hakem görüşmeleri. Projeyi TEYDEB kriterlerine göre değerlendirmekle yükümlü hakemlerin değerlendirme kriterleri önceden belli olmasına karşın aynı proje için hem 100 hem 0 almanız mümkün. Şirketlerin yapması gereken nitelikli Ar-Ge projeleri ile başvurmak ve hakem görüşmelerine önceden hazırlanmak. Bunun için değerlendirme kriterlerini okumak, sadece işletme bilgilerine güvenmeyerek sunumlar hazırlamak ve projenin zayıf yanlarını iyi savunmak önemli noktalar.

Takip eden süreç içerisinde proje değerlendirme raporları hakemler tarafından proje uzmanına gönderiliyor. Bu raporlardaki görüşleri ve uzmanın kendi değerlendirmelerini içeren proje değerlendirme raporları, proje hakkında nihai kararların verilmesi için TEYDEB alan komitelerinde değerlendirmeye alınıyor. Alan komitesi, başvurulan proje alanında yüksek deneyim sahibi 10 kadar akademisyenden oluşan karar verici bir kurul. İşte bu aşamada bu yazının yazılma nedeni olan sürecin sıkıntısına geliyoruz.

TEYDEB tarafından gösterilen bütün iyi niyete karşın alan komitelerini ayda maksimum 2 kereden fazla toplamak mümkün olamıyor. Örneğin makine alanında binlerce başvuru olduğunu düşünürsek ayda 2 kere toplanan bir değerlendirme mekanizması ile onay almanın kaç ay sürebileceğini tahmin edebilirsiniz. Bazı yoğun alanlarda proje kararının çıkması proje süresi kadar zaman alabiliyor. Bu sorunun fiili bir çözümü olmasa da başvuruda bulunan şirketlerin beklentilerini baştan doğru belirlemeleri ile buradaki gecikme normalleştirilebilir. Bir de karar olumlu olduğu durumlarda sözleşme aşamasına kadar geçen proje harcamaları da (proje başlangıcından itibaren) destek kapsamı içerisinde olduğu için bir telafi olarak değerlendirilebilir.

Başvurusu kabul edilen projelerin izleme faaliyetleri sürecin son aşamasını oluşturuyor. Bu aşamada temel sıkıntı, başvuru sırasında hatalı planlanan projelerde ve ödemelerin şirkete ulaşmasında yaşanıyor. Projenin ilk dönem maliyetinin geri alınması bir yıl civarında bir süre alması mümkün.

Şunu kabul etmek gerekirse kamunun “işte hendek, işte deve” yaklaşımı oldukça engelleyici! Ancak özel sektörün bu tür destekleri su istimal eğilimleri de bilinen bir gerçek. Bu durumda kamuya düşen görev çürük elmaları aradan ayıklayabilecek, kurunun yanında yaşı da yakmayacak bir sistem geliştirmesi. Şirketlerin ise öncelikle Ar-Ge felsefesini benimseyip destek başvurularında kurallara göre oynamayı kabul etmeleri gerekiyor.   

www.etkindestek.com

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
Geri <  - 2 - 3 - 4
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.