Yönetim danışmanı Yavuz Akgün günümüzde hâlâ, yönetim danışmanlığının ne anlama geldiğini bilmeyen patronların olduğuna üzüldüğünü söylüyor. Yöneticilerin çevrelerinin tecrübelerinden faydalanmaları gerektiğine inanan Akgün, şirketlerin gelişiminde önemli yer tutan personelin gelişimi için sağlanması gereken eğitimlerin de firmalara artı değer kazandırdığına inanıyor.
Eğitim olanağı sağlamanın bir külfet gibi görülmemesi gerektiğini ifade eden Akgün ile şirket kurarken karşılaşılan zorluklar, çalışanların firmalardan beklentileri, firmaların devletten bekledikleri ve kobilere verilen teşvikler hakkında konuştuk.
Şirketinizin kurulma sürecinden bahseder misiniz?
Ekspres Metal Nakliye Reklâm Turizm San ve Tic Ltd. Şti. 2008 yılının Mart ayında kuruldu.
Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Türkiye'de ne yazık ki bir şeyler üretmek için önce bürokrasideki zorlukları ve engelleri aşmak ile zaman kaybediliyor. Bir limited şirketin kurulması için bin 500 YTL ile 2 bin YTL arasında bir harcama gerekiyor. Şirketleri genelde muhasebecinize vereceğiniz vekâlet ile kurabiliyorsunuz. Bu sırada noter makamına vereceğiniz ücretler de sanmıyorum ki başka ülkede bu kadar ciddi rakamlar tutsun.
Şirketinizi kurduğunuzda ilk muhatap olduğunuz yer, vergi dairesi iken, işiniz oradaki işlemlerin bitmesi ile de son bulmuyor. Tam işe başlıyorsunuz ki almanız gereken bir belge daha olduğunu öğreniyorsunuz. Bu belge, yani "çalışma ruhsatı" için bulunduğunuz belediye ve/veya organize bölgedeki yetkili makama başvuruda bulunmanız gerekiyor. 200 metrekare için ödeyeceğiniz rakam bin 400 YTL civarıyken, aldığınız sadece A4 formatında bir belge.
Yani daha üretime ve/veya ticarete başlamadan, vergiler ile karşılaşıyorsunuz. Bir şirket kurmaya kalktığınızda, "üretmeden, sadece tüketen toplum olmamalıyız" sözünün esasen ne kadar da boş olduğuna bizzat tanık oluyorsunuz.
Kuruluş aşamasında yardım alabileceğiniz kişi ya da kurum var mıydı? Bu dönemde nasıl yardımlar almak isterdiniz?
Hiçbir kurum yoktu. E-devlet projesiyle her şey bilgisayar ortamına taşınabilmeli ve de gerekli yardımlar internet ortamında şeffaf şekilde yapılabilmeli. Firmalara internet sitesi tasarımı konusunda bir eğitim verilebilmeli ve/veya bu hizmet piyasa koşullarından çok daha uygun şekilde firmalara sunulabilmelidir. Yabancı dil eğitimi konusunda yine firmalara, piyasa koşullarının altında imkânlar yaratılabilmelidir. Yine vize işlemlerinde kolaylık sağlayacak imkânlar yaratılabilmelidir. Dış İşleri Bakanlığı’nın görevli olarak atadığı ticaret müşavirleri ile firmaların dış ticaret yetkilileri arasında sağlam bir köprü kurulması gerekir.
Sizce Türkiye’de kobilere yeterince önem veriliyor mu?
Bizce, kobilere Türkiye'de kesinlikle yeterince önem verilmiyor. Bunun nedeni de esasen yine şirketlerin bilinçsizce sergiledikleri tutumlarıdır. Çünkü şirketlerde personel gelişimine dönük eğitim olanakları bir külfet gibi görülüyor. Oysaki firma bir gemi ise, kaptan ne kadar iyi olursa olsun, gemiyi düzgün hareket ettiren de, batıran da personeldir. Uzun dönemde bu eğitimler firmaya artı değerler kazandırır. Yine bir başka konu ise, firmalar tarafından yeni nesile, staj olanaklarının yeterince sağlanmıyor olması.
Firmalar iş yerlerine yakın oturan öğrencileri okul dönemlerinde stajyer olarak işe alsalar, geleceğe dönük personel politikasında bildikleri şahısları işe yerleştirebilirler. Bu da istikrarlı bir insan kaynakları politikasını faaliyete geçirir. Üniversite ve sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi uzun vadede yine firmalara artı değerler kazandıracağına inanıyorum. Bir başka önemli konu da, firmaların kısa vadeli kredi olanaklarını sabit yatırıma yönlendirmeye çok fazla mehilli oluşları. Ayrıca her nedense işin başından, vadesi geldiğinde borçlarını erteletmeye çalışmanın, bankalarla sürtüşmeye yol açacağını kestirmiş olmaları gerekir.
Teşvikleri yeterli buluyor musunuz?
Bizde teşvikler yeterli değildir. Bunun nedeninin de, teşviklerin kurumlara yeterince izah edilememiş olması olduğunu düşünüyorum.
Sektörünüzle ilgili olumlu gelişmeleri ve sıkıntıları anlatır mısınız?
Geniş yelpazede hizmet veren bir firma olarak en çok, "Yönetim danışmanlığı" hizmetimizde, firmalar tarafından ilgili branşın ne demek olduğunun bilinememesi en büyük sıkıntımız. Birçok firma, kartvizitimizde yazan, "Yönetim danışmanı" ibaresini görüp de halen "Siz neyin danışmanısınız?" gibi ilginç ifadelerde bulunabiliyor. Oysaki Rahmetli Vehbi Koç, "Ben her işi öğrenemem. Başarılı olmak için başka insanların tecrübelerinden faydalanmak zorundayım." cümlesini çok yerinde kullanmıştır.
Eklemek istedikleriniz…
www.yavuzakgun.net / İster"Sen" Yapabilirsin!















'Desteğe İhtiyacımız Olduğu Unutulmamalı'
Röportaj
"Patent ofisleri herkesi bilgilendirdi"
“Otomotiv sektörünün öncülerinden olmayı hedefliyoruz”
Geri dönüşüm sektörü "hurdacı" kimliğinden sıyrılıyor