Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Kocagöz, genetiği değiştirilen pamuk üreten ender ülkelerden biri olan Türkiye'nin balyalara ‘GDO içermez’ damgasını vurmak istediklerini ancak kamuoyunda tartışmalara neden olan yeni yönetmeliğin bunu öngörmediğini söyledi.
Yönetmeliğe göre, genetiği değiştirilmiş ürünlerde ‘GDO'ludur’ uyarısı bulunacak olmasına rağmen, ‘GDO'suzdur’ uyarısının da yapılabilmesi için çalışma yürüttüklerini kaydetti.
Kocagöz, dünyadaki pamuğun yüzde 60'ının Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içerdiğine dikkat çekerek, bilinçlenme arttıkça GDO'suz Türk pamuğuna da dünya çapında ilgi olduğunu dile getirdi. Bu yüzden kaliteli elyaf için Ege pamuğunun değerinin daha iyi anlaşılabileceğini ifade eden Kocagöz, genetiği oynanmamış ürünlere fırsat doğduğunu vurguladı.
Türkiye'de üretilen pamuğa ‘GDO içermez’ damgasını basmak için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na öneride bulunduklarını aktaran Kocagöz, “Bizim ülkemizde GDO'lu üretimin yanı sıra ithalat da yasak olduğu için bu ürünler sınırlarımız içinden giremiyor. Bu yüzden analize de gerek yok. Yeni yasa GDO'lu ürünleri kimliklendiriyor ancak GDO'suz ürünlere damga basılmasını öngörmüyor. Dünya pamuk piyasasında Türkiye'de üretilen pamuğun değerini anlatabilmemiz için bu uygulama gerekli. Bunun için İTB ve UPK olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile de temasa geçtik” dedi.
GDO'lu pamuk neye zarar verir?
GDO'lu pamuğun ne gibi zararlar verdiği konusunda ciddi laboratuvar analizleri yapılması gerektiğine işaret eden Kocagöz, margarin sanayiinde kullanılan pamuk yağının zararlı olabileceğini ve GDO'lu liflerin alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini belirtti. Bu tartışmanın uzun süreceğini kaydeden Kocagöz, “Diğer taraftan GDO'lu pamukta kurt olmuyor, ilaç kullanılmadığı için doğa kirletilmemiş oluyor” diye konuştu. Türkiye'nin Avrupa Birliği kriterlerinden dolayı GDO'lu pamuk üretmediğinin altını çizen Kocagöz, dünyadaki GDO'lu pamuk durumunu ise şu sözlerle özetledi: “Yurt dışında dış ticarete konu olan pamuğun yüzde 80'i GDO'lu. ABD'de üretilen pamuğun yüzde 85'i GDO'lu. Sağlık açısından tartışılıyor ancak üretim açısından GDO'lu ürünlerde maliyet avantajı var. Biz damgalama projesini ortaya attığımız zaman GDO tartışmalarını öngörmüştük. Türk pamuğunun ve dolayısıyla Türk tekstilinin hakettiği yere gelmesi için önerimiz kabul edilmeli.”















Tekstil İhracatındaki Artış
Tarım Ve Köyişleri Yeni Projeler Peşinde
Tatlıcıların 'Domuz Gribi' Tepkisi
Araç Satışları Düştü
Dericiler Rusya'yı Hadise İle Sallayacak