BYDS'nin (Bilgi Yönetim ve Destek Sistemleri) kurucusu Fatih Küçükpetek şirketini kurarken profesyonel mali danışmanlar bulmakta o kadar zorlanmış ki sonunda çareyi güvendikleri bir mali müşaviri, kendi alanlarında eğitmekte bulmuş. Genel olarak bakıldığında kobilere verilen desteğin ve önemin yalnızca kâğıt üzerinde doğru durduğunu, uygulama aşamasında fazlaca prosedürle uğraşmak durumunda kaldıklarını söyleyen Küçükpetek, sorunlarını aracıların yardımıyla çözüme kavuşturduklarından dem vuruyor.
Küçükpetek ayrıca, Ar-Ge çalışmalarını yoğun şekilde sürdürmeleri nedeniyle verilen teşviklerden olabildiğince yararlanabilmekten memnun olmalarına rağmen, asıl önemli noktanın teşviklerin uygulanması esnasında sarf edilen ekstra para olduğunu vurguluyor.
Şirketinizin kurulma sürecinden bahseder misiniz?
1995 yılından sonra sektörde gördüğümüz açık noktaları kapatmak ve Ar-Ge yatırımları ile yerli sermayeyi ihracata dönüştürmek üzere 2001 yılında kuruldu.
Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
En büyük zorluk Ar-Ge şirketlerinde finansman kaynağı bulmaktı. Bu amaçla risk sermayesi, ortaklıklar ve asıl hedefimiz haricindeki yan işler üzerinden finansman sağlamaya çalıştık.
Kuruluş aşamasında yardım alabileceğiniz kişi ya da kurum var mıydı? Bu dönemde nasıl yardımlar almak isterdiniz?
Bu dönemde özellikle idari ve mali konularda destek ve konumuza özel profesyonel mali danışmanlar bulmakta problem çektik. Var olanlar ya çok yüksek ücretler talep etti ya da isteklerimize yeterince cevap veremedi. Dolayısı ile güvendiğimiz bir mali müşaviri kendi konumuzda eğittik.
İşinizi sürdürürken en çok hangi alanlarda sıkıntı yaşıyorsunuz?
Sektörümüz dolayısı ile biz yurt içi ve yurt dışı satışlarımızda öncelikle kredibilite, kısa dönemli finansman problemleri çektik. Özellikle bankalar yüksek teminatlar ya da ipotekler olmadan bu aşamada bizlere çok destek olmadı. Devletten en büyük isteğimiz bu aşamada bizlere destek olacak bir yapı oluşturması.
Sizce Türkiye’de kobilere yeterince önem veriliyor mu?
Kobilere değer verilmesi kâğıt üzerinde doğru bir şekilde yer almış durumda. Ama iş uygulamaya geldiğinde beklemediğiniz kadar çok prosedür ve şart ile karşılaşıyorsunuz. Kobi olduğunuz için, bunların her biri ile uğraşmak çok mümkün olmuyor. Dolayısıyla araya, konudan ya da konumdan faydalanan aracılar giriyor.
Teşvikleri yeterli buluyor musunuz?
Sektörümüz ile ilgili teşviklerde bir problem yok. Özellikle yazılım ve Ar-Ge ile ilgili çalışmalarımız yoğunlukta olduğu için yeterince teşvikten faydalanabiliyoruz. Ancak teşviklerin uygulaması esnasında ekstra harcamalarımız çok yüksek oluyor.
Sektörünüzle ilgili olumlu gelişmeleri ve sıkıntıları anlatır mısınız?
Sektörümüz teknokentler ve Ar-Ge teşvikleri vasıtası ile en çok destek gören alanlardan biri. Ancak bizim için daha önce de belirttiğim gibi en büyük problem, aracılar. Örneğin teşviklerden faydalanmak için özel bölgelerde olmamız isteniyor ancak bu bölgelerde kira ve hizmetler rayiç bedellerin en az 3 katı seviyesinde bazı durumlarda 6–7 katına kadar çıkıyor. Zaman içinde yer arttıkça azalması beklenir ama talep yüksek olduğu, arz sınırlı ve sadece üniversitelerin inisiyatifinde olduğu için problem oluyor. Ayrıca teşvik veren TÜBİTAK, TTGV gibi kurumların aldığımız teşvikler üzerinden önemli oranlarda hizmet bedeli kesmeleri, avans ödemesi gibi peşin ödeme yapmamaları da ciddi problemler oluşturuyor.
Eklemek istedikleriniz...
Yazılım ile ilgili son zamanlarda en büyük problemimiz ihracat konusunda. Bu konuda GTIP kodumuzun olmaması nedeniyle ciddi problemler çekiyoruz. Konuyu Dış Ticaret Müsteşarlığı'na ve Dış Ticaret Genel Müdürlüğü'ne ilettik. Sayın Genel Müdürümüz Ali Boğa konu hakkında engin bilgiye sahip ve çözüm oluşturmak için çabalıyor, dileğimiz bu engellerin de önümüzden kaldırılması.















'Desteğe İhtiyacımız Olduğu Unutulmamalı'
Röportaj
"Patent ofisleri herkesi bilgilendirdi"
“Otomotiv sektörünün öncülerinden olmayı hedefliyoruz”
Geri dönüşüm sektörü "hurdacı" kimliğinden sıyrılıyor