“Doğru zamanda ve doğru yerde alınmış yatırım kararı başarıya götürür; zamansız ve yanlış çalışma alanı ise başarısızlığı ve hayal kırıklığını getirir” diyor Arbella Makarna Dış Ticaret Müdürü Gülçin Arslan.
Arbella Makarna’nın üreticisi Durum Gıda, makarnaya yatırım yapmadan önce sektörün avantajlarını ve dezavantajlarını iyice araştırmış. Konunun uzmanlarıyla görüşmüş. Gereken bilgi birikimini sağladığında da 15 milyon avroluk yatırımla tesisleri kurulmuş.
Arbella Makarna, grup olarak her bireyi kendi alanında uzmanlaşmış, birbiriyle bilgi alışverişi yapan bir yapıya sahip. “Makarnayı çok seviyoruz” sloganını benimseyen Arbella, 2010 yılına kadar, AB ülkelerinde, üreticilere verilen teşviklerin sıfırlanmaya yakın olmasıyla rekabet şanslarının yükseleceğine inanıyor.
Sektörde kalifiye eleman bulma konusunda sıkıntı yaşadıklarını sözlerine ekleyen Gülçin Arslan’la makarna sektörünü konuştuk…
Arbella Makarna nasıl kuruldu?
Arbella Makarna’nın üreticisi Durum Gıda, Arbel Grubu bünyesinde 2002 yılında kuruldu. Hammadde üretimi sürekli ve büyük miktarda olan bölgelerin ve ülkelerin ekonomik alt yapılarını inceledikten sonra yatırım kararı alan Arbel, makarna sektörü ile ilgili bir öngörü ile bu sektöre yatırım yapma kararı aldı. Bilindiği gibi pek çok sektörün hammaddesi yurtdışından ithal ediliyor. Makarnanın hammaddesi ülkemizden temin edilebilen ve döviz getiren bir ürün. Bundan 10 yıl kadar önce AB’nin verdiği teşvikleri düşüreceğini, bu sayede Türkiye’nin AB ülkeleri ile yarışabilecek duruma geleceğini ön gören Arbel yönetimi gerekli araştırmaları yaparak 2002 yılında Durum Gıda’yı kurdu.
Kuruluş aşamasında ne tür yardımlara ihtiyaç duydunuz?
Durum Gıda, yapacağı yatırım için Makarna Sanayicileri Derneği’nin yardımları ile ülkemizdeki üreticilerle görüşerek sektörün avantajları, dezavantajları ve geleceği ile ilgili bilgileri topladı. Gazi Antep’te kiraladığı tesislerde üretime başlayan şirket, dünyadaki sektörde güçlü olan ülkeleri gezerek, en yeni teknolojileri, kaliteli ve sürekli üretim için gerekli alt yapıları inceledi, elde ettiği bilgi birikimleri sonucunda da 15 milyon avro yatırımla Mersin’de son teknoloji ile donattığı tesislerini kurdu.
Kobilere verilen teşviklerle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Özellikle son dönemlerde STK, özel sektör ve devletin ilgili birimleri kobilere yönelik çalışmalar içinde. Girişimcilerin karşılaştığı en önemli sorun olan girişim sermayesi için gerekli krediye ulaşmaları ve rahat kullanmaları için devlet ve STK’lar elele vererek çalışmalar yürütüyor. KOSGEB ve TOBB gibi STK’lar, finans kurumları ve devlet tarafından oluşturulan destekler özellikle sıkıntılı bir süreçten geçilen bu günlerde son derece önem arz ediyor.
Birlikler ve finans kurumları arasında yapılan anlaşma çerçevesinde kobilere düşük faizli kredi kullandırılması, birliklerin kobilere sağladığı yurtdışı fuarlarına katılım desteği, ulusal ve uluslar arası pazarlarda marka imajı oluşturmalarına ilişkin giderlere destek çalışmaları olumlu gelişmelerdir. Bu yıl sonuna kadar GSYO(girişim sermayesi yatırım ortaklığı) şirketlerine genel ve proje bazlı fon kurma yetkisi verilmesi için sermaye piyasası mevzuatında değişiklik yapılmasına yönelik bir kanun değişikliği yapılacak olması kobiler için son derece önemli. Bunların yeterli olduğunu söyleyemeyiz ama iyi bir gelişme olarak adlandırabiliriz.
Sektörünüzde ki gelişmelerden ve sıkıntılardan bahseder misiniz?
Türkiye makarnanın hammaddesi olan durum buğdayının yetiştiği bir ülke. Makarna üretim kapasitesinin yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor. Üretimin iyi olduğu ülkemizde tüketim başta İtalya olmak üzere pek çok ülkenin çok altında kalıyor. Uzunca bir süre muhafaza edilebilen, tüm alım gücüne, değişik soslarla tüm damak tatlarına uygun ve sağlıklı bir ürün olan makarnanın ülkemizdeki tüketiminin düşük olması makarna sektörünün önündeki en büyük sorunlarından biriydi.
Makarna evdeki malzemeleri kullanarak kısa sürede hazırlanabilen bir yemek olması sayesinde, tüketimi hızla artan bir ürün. Makarna hakkında bilinen yanlışları düzeltmek, sağlıklı ve pratik bir ürün olan makarnanın tüketimini arttırmak için Makarna Sanayicileri Derneği, diyetisyenlerden destek alarak tüketiciyi bilinçlendirmek için çalışma yaptı. Arbella Makarna’nın kampanya sloganı olarak seçtiği ‘Makarnayı çok seviyoruz’ sloganı ile sektöre de ivme kazandırarak, tüketimi artırmayı hedefliyor. Sektörün yaşadığı sıkıntılar arasında öne çıkan iki unsur AB ülkelerinin verdiği teşvikler nedeni ile bu ülkeler ile rekabet etmekte zorlanılması ve sektörde çalışacak kalifiye eleman sıkıntısı.
2010 yılına kadar AB ülkelerinde üreticilere verilen teşviklerin sıfırlanmaya yakın olması rekabet şansımızı yükselterek, ileriye dönük daha umutlu olmamızı sağlayacak. Meslek ve teknik liselerinin çoğalması ve bu okullarda eğitimin teşvik edilmesi önemli. Sektörün istihdam ettiği personelin alanında uzmanlaşmış olması üretimden satışa kadar pek çok alanda katma değer katacağına inanıyoruz.
Çalışma sürecinde hangi konularda daha çok sıkıntı yaşıyorsunuz?
Gıda sektörü hava şartlarına bağlı olarak gelişim kaydediyor. Son yıllarda yaşanan kuraklığa bağlı olarak ürün rekoltesinin düşük olması gıda firmalarını ithalat yapmak zorunda bıraktı. Ürünün bulunması, kalitesi ve fiyatı bu sektörde yar alan tüm şirketlerin en önemli sorunu oldu. Kalifiye eleman ihtiyacı da ikinci büyük sıkıntıdır. AB ülkelerinin üreticisi ve sanayicisine verdiği destekler ve kendi aralarındaki özel anlaşmalar rekabet şansımızı düşürüyor. Buna rağmen Türk makarna sektörü dünyada İtalya’dan sonra en güçlü ikinci makarna sektörüdür.
Makarna sektöründe çalışmayı düşünen kobilere önerileriniz var mı?
Makarna sektöründe faaliyet gösteren pek çok firma bulunuyor. Yurtiçinde arz-talep dengesinin olmaması bu alanda faaliyet gösteren bu firmaları sıkıntıya düşürüyor. Atıl durumda olan pek çok tesis var. Alt yapısı sağlam olmayan, geniş pazarlama ağı oluşturamayan şirketler büyük sıkıntı yaşıyor. Yatırım kararı alırken göz önünde bulundurulması gereken etkenler var. Kaliteli ve sürekli üretim yapabilmeniz, gelişmeleri bünyenize katabilmeniz için ekonomik gücünüzün olması, iç ve dış pazarlar için pazarlama stratejinizin olması, bu pazarlama stratejinizi uygulayacağınız yeni pazarlar bulmanız ve bu pazarlarda tutunmanız gerekli. Ürün ve hizmet kalitenizden ödün vermemeniz önemlidir. Rekabet şansınızın olması için yenilikleri takip edebilmeniz ve bunları kendi bünyenize adapte edebilmeniz gerekir. Makarna sektörü doymuş bir sektördür. Bu nedenle bu alanda yatırım kararı alırken tüm bunları göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Röportaj: Merve Özgünay















Omuzlarınızdaki Yük Azalacak
Türkiye'nin On Başarılı Genci
Adana’nın yerel içeceği lüks ambalajda ve organik üretilince kapışıldı
“Ar-Ge bizim için çok önemli”
Lezzetli pizzaların adresi: Pizza City