Sabunun tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Sabun yapımcılığı ise 7 y.y.’da Avrupa’da meslek haline gelmiş. Osmanlı Devleti'nde sabun, 'sabunhane' denilen ve şahıslara ait olan imalathanelerde, geleneksel yöntemlerle üretilirmiş. O günlerden bugünlere kadar farklı sabun yapımı teknikleri bulsak da, bir amacımız var ki o hiç değişmedi; sabunumuzu köpürtüp, kirlerimizden arınmak.
Birkan Sunar, hobi olarak sabun yapmaya başlayan bir kadın girişimci. Zaman geçtikçe sabun konusundaki bilgi birikimini artırarak, Sabuni markasıyla, bitkisel doğal sabun üretimi ve pazarlaması yapan bir sabun atölyesi kurmuş.
Sabun üretimi hakkındaki çalışmalarını, aldığı girişimcilik ödülleriyle taçlandıran Sunar, Ankara’da geleneksel metodlarla ve Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun olarak sabun üretimi izni alan, ilk sabun atölyesi olmanın haklı gururunu yaşıyor.
Farklı cilt tiplerine göre, farklı içeriklerle sabunlar hazırlayan bu atölyede, sipariş verildiği takdir de bir adet ürün için bile özel konsept hazırlanabiliyor.
Osmanlı Türkçesinde sabun yapan kişi anlamına gelen Sabuni ile kısa sürede uzun yol kateden Birkan Sunar Milliyet Kobi’ye bol köpüklü, mis kokulu sabunlarını anlattı…
Öncelikle Sabuni’nin anlamını öğrenebilir miyiz?
Sabuni, Osmanlı Türkçesinde, Sabun yapan kişi anlamına geliyor.
Turuncu Doğal Ürünler Şirketi’nden yola çıkarak Sabuni’ye doğru ilerleyen, kuruluş ve gelişim aşamalarınızdan bahseder misiniz?
Hobi olarak ilgilendiğim doğal sabunlar üzerine yaptığım araştırmalar sonunda kendimi bu konuda geliştirmeye karar verdim. Önce, sabun konusunda yaşadığım kaynak sorunundan esinlenerek, sabun tarihi ve sabun yapımına yönelik Türkçe bilgiler içeren ilk ve tek doğal sabun sitesi olan www.dogalsabun.com isimli internet sitesini kurdum.
Sonrasında, bir kimyagerden aldığım danışmanlık ile evimde küçük bir atölye kurarak deneylerime başladım. Girişimcilik çalışmalarımı, 2002 yılında, Turuncu Ltd. Şti. isimli, Sabuni markası ile bitkisel doğal sabun üretimi ve pazarlaması yapan bir sabun atölyesi bünyesinde hayata geçirdim.
Sabunlarınız oluşurken hangi aşamalardan geçiyor?
Üretimden, ambalaj sürecine kadar bir sabun tam dokuz ayrı aşamada elden geçirilir. Sabunlarımız, zeytinyağı, doğal kaynak suyu, bitkisel yağlar ve bitki özleri ile zenginleştirilir. Ayrıca, ekstra nem ve ipeksi bir yumuşaklık sağlamak için doğal nemlendirici olarak bal kullanılır. İçerdiği bitkisel yağların besleyici özelliklerini korumak için ısıl işleme tabi tutulmaz. Aromaterapik yağlar yüksek sıcaklıklarda besleyici özelliğini yitirir. Bu yüzden Sabuni ürünleri soğuk proses yöntemi ile üretilir.
Sabunlarımız, yüzde 100 doğaldır, sertleştirici, kıvam arttırıcı, köpük yapıcı, renklendirici, koku, alkol, sentetik gliserin gibi kimyasallar ve prina/dip yağlar ve hayvansal yağlar içermez.
Rengi ve kokusu doğaldır. Bu nedenle, içerdiği bitki ve bitkisel öz yağların özelliklerine bağlı olarak doğal renklerde elde edilir. Üretimden ambalaja kadar tüm aşamalar geleneksel ev yapımı ve kendi tasarımlarımızdan oluşuyor.
Ürün çeşitleriniz arasında neler var?
Cilt tiplerine göre çeşitlendirilmiş on beş çeşit ürünümüz mevcut: Bal-badem, biberiye, buğday, defne, gül, havuç, kayısı, kil, lavanta-nane, menekşe, papatya, süt, üzüm çekirdeği, zeytinyağı
Özel günler için özel üretim yapıyor musunuz?
Sevgililer günü, doğum günü, yılbaşı gibi tüm özel günler için özel etiketli konseptler hazırlıyoruz. Butik hizmet veren sabun atölyemiz, standart üretim ve promosyon hizmetlerinin yanı sıra bir adet ürün için bile özel konsept ayarlayabiliyoruz.
İhracat yapıyor musunuz?
Geçtiğimiz yıllarda Sabuni özel konsept ürünleri Almanya, Amerika, Japonya, İngiltere ve Danimarka’ya çalışıldı.
Sabunlarınızı nerelerde bulabiliriz?
Satış ve dağıtım çalışmaları Ankara’daki merkezimizden gerçekleşiyor. Sabuni ürünleri, ekolojik ürün mağazaları, eczaneler, güzellik salonları, oteller ve spa merkezler olmak üzere Türkiye’nin bir çok seçkin noktasında son kullanıcıya ulaşıyor
İnternet sitemiz olan www.dogalsabun.com adresinde kısa bir süre içinde online mağazamız açılacak. Konu ile ilgili sitemizden veya 0312–239 10 72 no’lu telefondan bilgi alınabilir.
Sabuni satış noktalarınızdan bahseder misiniz?
Sabuni satış noktası, ürünleri küçük miktarlarda alıp direkt kullanıcıya satan kişidir. Yatırım maliyeti 500 TL olup, hedefi aylık 100 adet sabun satmak.
Sabuni Sıcak Satış: “Sabuni ile doğal bakım ve güzellik” başlıklı bir satış/dağıtım ağı kurmayı planlıyoruz. Girişimci kadınlara destek programı çerçevesinde hedeflenen çalışma Türkiye genelinde uygulanacak. Bu çalışmayla amaç, kadınlarımıza kendi sermayelerini, kendilerinin oluşturabilecekleri bir iş imkânı sağlayabilmektir. Yatırım maliyeti 250 TL’dir ve aylık 50 adet sabun satış hedefi vardır.
Marka tescili hakkında ne düşünüyorsunuz?
Marka tescili, emeğinize verdiğiniz değer ve ürününüzü korumak adına çok önemli bir çalışma. Son yıllarda markalaşma ve tescil çalışmalarının daha çok tercih edilmesi, bu olgunun bir göstergesi olduğunu düşünüyorum.
Sabuni markası 2001 yılından itibaren Turuncu Limited’in tescilli markasıdır. Markamızı oluştururken, özellikle Türkçe bir ad kullandım ve yaptığımız işi net bir şekilde ifade edebilmesini istedim.
Katıldığınız girişimcilik projeleri ve ödüllerinizi öğrenebilir miyiz?
Bitkisel doğal sabun proje çalışması ile Türkiye genelinde düzenlenen girişimcilik projelerinde pek çok başvuru arasından seçilerek danışmanlık ve ödüller kazandım.
- 2002 yılında Rotary Kölik,
- 2003 yılında KAGİDER (Kadın Girişimcileri Derneği)
- 2007 yılında Anadolu Markaları Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü
Ayrıca, örnek girişimcilik hikâyem İlköğretim 5 Sınıf, sosyal bilgiler ders kitabında, “Ekonomi ve insan, üretime katkı” konusunda “Örnek girişimci” olarak yer aldı.
Türkiye’deki kadın girişimcilerle ilgili neler düşünüyorsunuz?
Kadın içgüdüsel olarak üretken bir varlık fakat ülkemizde kadınların yetenekleri ve başarılarına bir set çekildiğini düşünüyorum, çünkü kadın girişimciler Türkiye’deki kadın nüfusunun yalnızca 1000/7’sini oluşturuyor. Yine de bu oranların gelecekte hızla artacağını düşünüyorum. Global iş dünyasının küçülmeye doğru ilerliyor olması, kadın girişimcinin önünü açacak bir alt yapıyı hazırlıyor.
Aslına bakarsanız, esas altı çizilmesi gereken kadın girişimci oranlarından çok, bu girişimcilerin iş hayatında uzun süreli var olup olamadıklarıdır. Çalışma hayatının içine girdikten sonra ister bir işletmeci ister vasıfsız bir elaman olun, kadın olmak her koşulda bazı engelleri otomatik olarak önünüze getiriyor. Erkek egemenliğinin kabul olduğu toplumumuzda bir kadın olarak kendi başınızın çaresine bakma fikri hoş karşılanmamakla birlikte zaten beceremez düşüncesi ile bir güvensizlik havası hâkim.
Kendi tecrübelerinizden yola çıkarak, bu konuda kadınlara önerileriniz var mı?
İşletmemi kurma ve geliştirme çalışmalarımda, kurum ve yetkililerden sonuca yönelik değil de sorunlara yönelik detay bilgilerle yıldırılmaya çalışılmam sıkıntı yaşamama sebep olmuştu. Bu nedenle girişimci bayanlara naçizane tavsiyem; hedefleri için bol araştırma yapmaları ve kararlılık göstermeleridir.
Son olarak, Kobiler için sunulan teşvik paketleriyle ilgili fikirleriniz nelerdir?
Özellikle son dönemlerde daha da artan KOBİ teşvik paketleri özellikle Ar-Ge konularında girişimcilere yeni fırsatlar sunuyor. Fakat bu çalışmalardan faydalanmak için gereken bürokratik işlemler bazen yıldırıcı olabiliyor.
Röportaj: Merve Özgünay















Omuzlarınızdaki Yük Azalacak
Türkiye'nin On Başarılı Genci
Adana’nın yerel içeceği lüks ambalajda ve organik üretilince kapışıldı
“Ar-Ge bizim için çok önemli”
Lezzetli pizzaların adresi: Pizza City