Baharat, çay, meyve, kuruyemiş gibi her türlü kuru gıdanın sterilizasyonunu yaparak öğüten ve paketleyerek yurt dışına ihraç eden İzmir merkezli Steamlab şirketinin ortağı Şebnem Karasu, şimdi de İstanbul'a yatırım yapacak. Karasu, yalnızca iç pazara yönelik çalışacak kuru gıda sterilizasyon fabrikası yatırımı için Türk partner arıyor.
Gıda güvenliği, Türkiye'nin en çok başını ağrıtan konulardan biri. Çünkü Avrupa Birliği'nin (AB) üzerinde önemle durduğu gıda konusu, Türkiye'de hala belli standartlara oturmuş değil. Üstelik paketli ürün pazarı, açık gıda ürünleriyle kıyaslandığında henüz pazarın yarısına bile ulaşamıyor. Ancak bu konuda önemli yatırımların yapıldığına da tanık oluyoruz. Örneğin Türkiye'de baharat, bitki çayı, siyah çay, meyve, kuruyemiş gibi her türlü kuru gıdanın sterilizasyonunu yapan bir şirket var. Steamlab adlı bu şirketin arkasında ise bir kadın girişimci bulunuyor.
Şebnem Karasu, Steamlab'ı bugün baharat sektöründe büyük bir ihracatçı şirkete dönüştürmüş durumda. Karasu, aynı zamanda Ekonomist dergisinin Garanti Bankası işbirliği ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği'nin (KAGİDER) katkılarıyla bu yıl üçüncü kez düzenlediği 'Türkiye'nin Kadın Girişimcileri Yarışması'nın da ikincisi. İzmirli kadın girişimci, Ege Serbest Bölgesi'nde sadece dış pazara dönük çalışan şirketini iç pazarda da etkin hale getirmek için yeni bir yatırıma hazırlanıyor.
İstanbul'da 1,5 milyon avro yatırımla kuru gıdaya yönelik sterilizasyon fabrikası kurmayı planlayan Karasu, bu yıl yatırım için Türkiye'den önemli gruplarla görüşüyor.
DÖNÜM NOKTASI ABD
İzmir Amerikan Lisesi'nde okurken öğrenci değişimiyle ABD'ye giden Karasu'nun girişimcilik ruhunun ilk temelleri, aslında burada atılır. Çünkü Karasu'nun ABD'de hayata bakış açısı tamamen değişir. ABD'de yanında kaldığı ailenin kadınlarının tekneyi karaya çektiğini görür ve "Bunu niye siz yapıyorsunuz? Bu erkek işi" der. Onlardan "Burada her işi kadınlar da yapabilir" yanıtını alan Karasu'nun bu felsefeyi benimsemesi, onu ileride başarılı bir kadın girişimciye dönüştürecektir.
Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği'ni birincilikle bitiren Karasu, mastır yaparken eşinin işi nedeniyle eğitimini yarım bırakarak Ankara'ya taşınır. Gıda mühendisi olarak iş aramaya başlayan Karasu, çaldığı tüm kapılardan "Erkek eleman arıyoruz" yanıtını alır. Bunun üzerine ABD Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarlığı'nda çalışmaya başlayan Karasu, burada uluslararası ticaret konusunda deneyim kazanır. Adından ABD-Türk ortaklığıyla kurulan zırhlı tank üzerine üretim yapan bir şirkette çalışır ve ilk kez özel sektörle tanışır.
ŞİKÂYET ÜZERİNE YATIRIM
Bir süre sonra İzmir'e dönen Karasu, İzmir İleri Teknoloji Enstitüsü'nün kuruculuğunu da yapar. Altı yıl bu enstitüde çalışan Karasu, akademik kariyerin kendisine uygun olmadığını fark eder ve ticarete atılır. Yeni kurulan bir baharat şirketinden proje mühendisliği teklifi alan Karasu, bu şirkette genel müdürlüğe kadar yükselir.
Ardından kendi kanatlarıyla uçmaya karar veren girişimcimiz, Ege Serbest Bölgesi'nde küçük bir ofiste tek çalışanla Porto Gıda'yı kurar. Bu şirket, baharatları iç pazarda ürettirerek ihraç eder. Müşterilerinden "Avrupa'ya baharat yolluyoruz, standartlara uygun bulmuyorlar" yakınmaları işiten Karasu, sektörde bu anlamda ciddi bir boşluk olduğunu görür. Bunun üzerine sterilizasyon sistemini Türkiye'de kurdurtmayı düşünür ve yurt dışında araştırma yapmaya başlar ancak olumlu yanıt alamaz. İstanbul'da bir gıda fuarına katılan Karasu, İsviçreli Steamlab Grubu ile tanışır. Kendilerini İzmir'e davet eder ve uzun pazarlıklar sonucu bu grubu Türkiye'de yatırıma ikna eder. Steamlab, Ege Serbest Bölgesi'nde 2004 yılının Temmuz ayında faaliyete geçer.
ÖĞÜTME TESİSİ DE KURDU
İlk etapta tedarikçileri bu sistemle çalışmaya ikna etmekte zorlanan Karasu, Avrupa'ya gider ve ne iş yapağını bu ihracatçı şirketlere anlatır. Avrupa'daki ihracatçı şirketçilerin tedarikçilerine "Artık ürünlerinizi Steamlab'dan geçireceksiniz" talimatı vermesi üzerine Steamlab, iş almaya başlar ve bugünlere ulaşır. İlk yıl 800 ton ürün sterilizasyonu ile başlayan Steamlab, 2008 yılında bu rakamı 2 bin tona ulaştırdı. 2007 yılında strelizasyonun yanına bunu destekleyici bir hizmet olan öğürme tesisini eklemeye karar veren Karasu, "Öğütme tesisimiz 24 saat çalışan bir tesis konumuna geldi. Günlük, 6 ton kapasiteye sahip" diyor.
BAHARAT KARIŞIMI DA YAPIYOR
Karasu'nun girişimleri, bu kadarla sınırlı değil... Gönderdiği baharatların paketlendiğini gören girişimci, baharatları küçük poşetlere koyarak yurt dışına göndermeye başlar. Böylece defneyaprağı, safran, Hindistan cevizi, tarçın çubuğu gibi kırıtabilecek ürünler de steril edilip öğütüldükten sonra pakete girer. Diğer yandan kadın girişimcimiz, İngiltere'de bir süper marketin reyonunda barbekü, salata ve balık ürünlerine yönelik karışımlı baharatları görür ve bunun üzerine müşterilerden tarifleri ister. Ardından bu karışımları, paketleyerek Belçika, İngiltere ve Fransa'ya ihraç eden Karasu, nihai tüketiciye de ulaşmaya başlar.
Bu arada krizden sonra maliyetlerin yükselmesiyle birlikte Steamlab, Almanya'daki fabrikasını kapatarak merkezini İzmir'e taşır. Bugün 36 kişiye istihdam sağlayan Steamlab, 35 ülkeye ihracat yapıyor. Şirketin 2007 ile 2008 yıllan arasında büyüme oranı ise yüzde 140'a ulaşmış durumda. 2008 yılında 6 milyon dolar ciro yapan Steamlab'ın 2009 yılında ise cirosunun yüzde 40 artırılması hedefleniyor.
1,5 MİLYON AVRO YATIRIM
Şebnem Karasu, şimdi ise yeni bir yatırımın eşiğinde... Serbest bölgede faaliyet gösterdikleri için yüksek miktarda gümrük vergisi ödeyen şirketin en büyük problemi, iç pazara çalışamaması. 2009 yılında İstanbul'da sterilizasyon fabrikası kurmaya hazırlandıklarını belirten Karasu, bunun için bir ortak arayışında olduklarını vurguluyor ve yapılacak yatı¬rım hakkında şu bilgileri veriyor:
"Baharat sterilizasyonuna yatırım yapmak isteyen gruplarla ortaklık görüşmeleri yapıyoruz. Bin 500 metrekare alan üzerine kurulacak olan tesiste en az 20 kişilik bir istihdam yaratılacak. Yatırımın maliyeti, 1.5 milyon avro civarında olacak. Yalnızca iç pazara yönelik çalışacağız. İç pazarda büyük bir baharat ihtiyacı var."
Özellikle private label ürünler de düşünüldüğünde yüksek volümlü bir hacme ulaşacaklarını düşündüğünü söyleyen Karasu, "Biz zaten makineyi aldık, doğru partneri bekliyoruz. Yerli bir yatırımcıyla ortaklığa sıcak bakıyoruz" diyor.
Ekonomist















İş Kadınları Yurt Dışına Açılıyor
Girişimci Almancılar
Yenilikçi KOBİ Krizi Fırsata Çevirdi
Gerçek Girişimcileri Bekliyorlar
Kadın Girişimcilere Uluslararası Destek